Etkinlik Marketi

Atatürk Şiirleri

ePosta Yazdır PDF
SİSTEN SONRA

Ne kadar uyudunuzsa, karalardan uyanın aklara

Evler sokaklar Mustafa Kemal' lerle kalkın
Bir çelenk örün başınıza mutluluklardan
Davranın avlulara ağaçalarla
Meydanlara davul zurnalarla koşun
Çekin bayramlıklarımızı sıkıntılardan
Türkiye bir geçmiş değil gelecektir
Işıklarla sabahlarla dostluklarla
Koç yiğitler sıra sıra kılıçlardan
Çıkın dağlara bayraklarla
Ne kadar bunaldınızsa dumanlardan
Fırlayan sularla topraklarla kuşlarla
Günaydın hepinize Türk ordusundan
Toplanın meydanlara marşlarla
Özgürlük Mustafa Kemal' li bir çiçektir
Kalkın umutlara sevgilere selamlarla

UYUYOR

Alev olmuş yanıyor gözyaşımız
Bu hazin meş'aleler üstünde.
Uyuyor en yüce can yoldaşımız,
Böyle hicranla tutuşmuş günde.
Uyuyor uykusu hiç bitmeyecek
Ölü bir milleti var eyliyenin
Onu makber bile incitmeyecek
Ruhu tunçtur, gece yoktur diyenin
Geceden doğdu ışıklar saçarak
Vatanın gündüzü Türkün özü O
Ölemez böyle sabah, böyle şafak
Tarihin şan dolu en son sözü O.

O' NSUZ

Ah, işte duyuyorum mesut günler içinden,
Sana ^^sevimli yüzün asla solmasın^^ diyen,
Bütün adınla dolu o coşkulu şarkılar.
Sen öldüğün için mi bayraklar yarı!...
Görüyorum, ilk defa seni gördüğüm günü.
Altından, alkışlarla geçiyorsun bir takın.
O gün bana gelmiştin babamdan daha yakın.
Meğer duyacakmışım bir sabah öldüğünü...
Meğer görecekmişim bir sabah gidişini, günü.
İstanbul'un önünden son defa geçişini,
Bizler seninle nasıl, ne kadar beraberdik,
Bizler ki sıkılsak ^^O başımızda^^derdik;
Nasıl yok bileceğiz o güzel güneş yüzü?
Ana,baba değil bu, bizler Ata öksüzü..
Tatmadık, bilmiyoruz bu bambaşka yarayı,
Öğret bize ya Rabbim ah
^^O^^nsuz yaşamayı!..

GAZİ

Ey sen ki alev saçlı zafer küheylaniyle
Kurtardığın vatanda en yüce şehsüvarsın.
Bir şimşek ağlıyanı halinde Türk kanıyle
Aldığı şana layik tarihte bir sen varsın. Erişemez vasfına hiç bir rebabın sesi
Sen yükseksin ilhamın yıldızlı göklerinden. Dehadan kanatlanan kılıcının şulesi
Ebediyette olmuş bir murassa kasiden.
Kızıl gökte parlayan ay-yıldızın nurusun.
Sen en büyük milletin, Türklüğün gururusun.
Bu yurdun timsalisin bugün bütün cihanda.
Gözler, gönüller senin, senin şeref de şan da...

İSTİKLAL SAVAŞINDAN

Ağlamakla gözlerin kızarmıştı akların, Büyük yas karartmıştı kırmızı bayrakları. Boyunlar bükülmüştü, başlar durmuyordu dik,
Kendi vatanımızda vatansızlar gibiydik. Anayurda dört yandan saldırmıştı düşmanlar,
Türk' ün büyük derdini Türk olmayan ne anlar?
Halife olanlarla bir, Sultan olanlarla birlik;
Prensleri ediyor düşmana habercilik.
O günlerde bir ünlü ayak bastı Samsun' a. Yürüdü, etrafına umutlar suna suna;
Bu ateşler içinden geçip gelmiş bir erdi, Göğsünde toplanmıştı milyonla Türkün derdi.
Bu milyonlarla dert ona veriyordu başka hız
Yürüyordu: arkasında genç, ihtiyar, kadın, kız....
O kimdir? Bakışları deniz kadar yumuşak, Saçı, güneşi emmiş bir demet başak.
O kimdir? Bir ulusun sesi var ağzında, Onbeş milyonun nabzı çarpıyordu nabzında.
O kimdir? Gözlerinde, bir tılsım gizleniyor Bastığı topraklardan bahar filizleniyor... Alev saçlı bir volkan, bazı bir dağ başında Bazı beliriyordu bir damla göz yaşında. Güneşten birer oktu ondan gelen her emir, Bu okların altında eriyor dağ, taş, demir. O kimdir?.. milyonla Türk birleşip bir tek olmuş.
Yıkılan memlekete kolları destek olmuş... Öz yurdun içlerinde düşman kurarken pusu
Bir yandan da yürüdü halifenin ordusu. Birisi gök yüzünden bombalar atıyordu, Öbürü ^^tekbir^^ çekip ^^fetva^^ dağıtıyordu.
Bunların karşısında göğsü acık bir dölen, Süngüye, topa diyor : -biz olacağız yenen! Vatan sürüklenirken bir uçurum ucuna, Dağılan kuvvetleri topladı avucuna. Kurşunlar gülle oldu, sopalar süngü oldu, sınırlar baştan başa bir çelik örgü oldu. Bir kale heybeti var vatanın her taşında, Her işin başında o, her iş onun başında. ulusun iradesi, azmi ona verilmiş,
bütün yöney elinde bir yay gibi gerilmiş.

ATATÜRK' ÜN YAZDIĞI TEK ŞİİR

Gafil, hangi üç asır, hangi asır,
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarih söylememiş bunu,
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak.
Yaşanan tarihi gömüp doğru tarihe gidin.
Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa' nın Alpler' inde Oğuz torunları,
Doğudan çıkan biz, batıda yine biz;
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz.
Hep insanlar kendini bilseler,
Bilinir o zaman ki hep biriz.
Türk sadece bir milletin adı değil
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar!
Ey yığın yığın insan gafletleri!
Yırtılsın gökteki gafletten perde,
Hakikat nerede?

Mustafa Kemal ATATÜRK (bu şiir Serdar Yaycıoğlu tarafından sitemize yollanmıştır)

MUSTAFA KEMAL

Mustafa Kemal' i gördüm düşümde
Daha, diyordu.
Uğruna şehit olasım geldi hemen,
Sabaha, diyordu.
Al bir kalpak giymişti, al bir ata binmişti,,
Zafer Irak mı dedim
Aha, diyordu.

Fazıl Hüsnü Dağlarca

ATATÜRK

Sen karımda namus
Kısrağımda hilal
Sen mataramda su, torbamda ekmek
Sen mavzerimde fişek
Ben ondokuzuncu fıkra
Yetmişbirinci alaydan Mehmet

Ayhan Hünalp

İZİNDEYİZ

Temsil, talebeyim
Yoksulum ama duydum
Atatürk' ü mutluyum
Çimentepeler' e düşman ayak basar da
Ben daha dururmuyum?
Kimin kızıyım kimin oğluyum
Yitmiş gitmiş, atam dedem
Hürriyetler uğruna
Ben daha dururmuyum?
Düşebilir körpe fidan hain baltalarla. Düşebilir yeni yıldız
Ama nedir hürriyet
Hiç unuturmuyum?...
Düşer ömrün katı kırağılarda
Düşer elimden kitap
Sonsuz geleceklere geçer benden kan Dirilten kim, bu yurt artık nasıl çöker İzindeyiz, biz varken

GİDİYOR

Gidiyor, rast gelmez bir daha tarih eşine; Gidiyor, onyedi milyon kişi takmış peşine Gidiyor, onsuz olan kudreti sığmaz akla
Gidiyor, göğsünü çepeçevre saran bayrakla Gidiyor, izleri üstünde birikmiş yaşlar;
Gidiyor, yerde kılıçlarla eğilmiş başlar.
Gidiyor, harbin o korkulu aslan yelesi
Gidiyor, sulhün ufuklarda yanan meş'alesi..
Yine bir devr açacakmış gibi ne başta o var Hıçkıran seste o var, sesiz akan yaşta o var Siliyor, ruhunun ülviği fani etini,
Çiziyor ufka batan bir güneşin heybetini Büyüyor, gökten inip toprağa yaklaştıkça; Büyüyor, gitgide gözlerden uzaklaştıkça.

Orhan Seyfi Orban


ÜLKÜ TANRIMIZA

Bir güneş gibi, yalnız
Sensin ülkü tanrımız,
Ey Türk' lüğün bütünü!
Uğruna feda canlar...
Kelimeden cihanlar,
Almaz büyüklüğünü!
Şu güzel bayrağımız,
Taşımız toprağımız,
Üzerine titriyor
Dağların hür rüzgarları,
Denizin dalgaları,
^^Yaşasın Gazi^^ diyor.
^^Ne mutlu Türk olana^^
Ne mutlu Gazi sana!
Armağanın bu ülke!
Ne mutlu göz yaşında,
Kalbinde ve başında, Gazi'si olan Türk'e!

ATATÜRK

Türk tarihi insanlığa kök olmuştur, evrenseldir,
Türk Milleti, ta Asya' nın ortasından kopup gelen,
Yeryüzünün dört yanına kol atan bir çoşkun seldir.
Hep o selin ayakları: Sümer, Elam, Mısır, Eti.
Türkiye' dir bir kolu da, en yenisi, en gürbüzü:
Tarih yeni yazmaktadır böyle güçlü bir devleti.
Bu devleti kuran kimdir?
Sensin bilir bunu cihan
Adın Kemal Atatürk' tür, büyük, küçük tanır seni.
Sensin Türk' e yol gösteren, sensin bize ulu başkan.
Damarında akan kanda milletin öz kanı var,
Bileğinde milletin yenilmeyen öz kuvveti. Yüreğinde, bütün Türklük tarihinin volkanı var.
Görüşünle vatanını ölümlerden sen kurtardın;
Düşmanları bu topraktan denizlere sensin döken;
Yıkık yurdu can verici ellerinle sen onardın. Uzak, yakın geçmişlerde hiçbir eşi bulunmayan
Eserini, yarın için,Türk gencine inanladın.
Biz de onu korumaya ant içmişiz, buna inan.
Çalışmakta, iş yapmakta, yurt sevmekte örnek sensin
Bizler senin çocuğunuz, atamızsın ey Atatürk,
Kurtaransın, koruyansın, Türklüğe can verensin...

Hasan-Ali Yücel

__________________

ATATÜRK UYANDIR BİZİ

Atatürk’üm
Bir ulus yarattın Özgür
Bir cumhuriyet kurdun
Tam bağımsız
Bir gelecek gösterdin
Aydın mı aydın
Bir cennet olacaktı Türkiye
Mutluluk ışıklanacaktı gözlerinde
Gönençli insanların


“Bütün umudum gençliktedir”
“Atatürk sizsiniz! gelecek sizindir! ”
Senin sözlerindir
Öylesine inandın öylesine güvendin ki gençliğe
En büyük eserini
Cumhuriyeti verdin ellerimize
Koruyamadık
Affetme bizi

Oysa ne günlerden gelmiştik
Emperyalizmi yere sermiştik
Ulusçuluk demiştin kurtuluşumuz
Nicedir durum değişti
Şovenlik ayrımcılık dincilik türedi
Yıkıyorlar ulusal devleti
Sorgula bizi

Dedin ki ulusuma en iyisi gerektir
Cumhuriyet fazilettir
Kimsesidir kimsesizlerin
Yeni sultanlar yarattık senden sonra
Kapılandık bir avuç çıkarcıya
Yargıla bizi

Laiklikti çağdaşlığın temeli
Sen öldün mezarlardan çıktı hortlaklar
Tekkeler türbeler tarikatlar
Dinciler kinciler satılmışlar iktidar
Gör ne hallere düştük
Azarla bizi

Yoksulluk içinde öderken eski borçları
Ayrılmadı doğu batı
Şimdi saldırıyorlar sosyal devlete
Bir talan ve yağma havası üstümüzde
Gitti gidecek Türkiye
Gör halimizi

Devrimcilik
Hedefe akan bir oktu
Akıl ve bilimden başka yol yoktu
Çağdaşlıktı asıl erek
Sen öldün herkes başka bir yol buldu
Devrim durdu Türkiye durdu
Duy sesimizi

Hani üretmeyen insan değildi
Hani köylü ulusun efendisiydi
Sömürüsüz bir dünya düşünmüştün barış içinde
Bir savaş olsa ta uzaklarda
Acısını duyacaktık bedenimizde
Öyle bir toplum olduk ki duyarsız
Ver dersimizi

Bağımsızlık
Geride kaldı dediler inandırıldık
Ne de safmışız kolayca kandırıldık
Uşak olduk emperyalizme
Yasaklandı suçlandı vuruldu değerlerimiz
Parçalandı yıkıldı yok oldu emeklerimiz
Tut elimizi

Ey Atatürk
Emanetini geri al
Kur Kemalist Cumhuriyeti yeniden
İlkelerin tutsun ellerimizden
Fikirlerin yerleşsin bir mıh gibi
Bir daha çıkmasın belleğimizden
Uyandır bizi
Uyandır bizi

Altan Arısoy

Kemal Paşaya

Yüzünü görmek istedim
Selanik' te birşey sormadan
Kuyumcularla kebapçılara
Deniz kıyısına gittim
Sesin duyuluyordu
Liman boyunca
Bütün deniz kabuklarında
Bir vapurda
Dalgalanıyordu
Adının hayali
Ne güzel şey "Türk dostuyum " demek
Samsun' a çıkacağız yarın sabah

Ord.Prof.Dr.Anna Masala (İtalyan)


25 YIL SONRA

Deliler gibi pişmanız
Ne yaptık biz
Neden hala buralardayız?
Neden kurtulup yürüyemedik
Gösterdiğin yere varamadık
Neden bu kadar oyalandık?
Atatürk bağışla bizi
Sana layık olamadık.
Kendimiz kendimize ettik.
Ne güzeldi ne, ne düzdü yollar
İniş aşağı, kayar gibi
Tuttuk yokuşa sürdük
Şimdi deliler gibi pişmanız
Ne yaptık biz?
Neden hala buradayız?




ATATÜRK' Ü ANKARA' DA KARŞILARKEN


Gene onbeş sene evvel gibi Gazi geliyor
Gene onbeş sene evvelki gibi yükseliyor
Gene başlarda oturmuş, gene göklerde başı
Yıldırımlar gene bir eski silah arkadaşı
Ölümün bitmeyen ufkunda yatarken gene sağ;
Bir avuç toprak olurken gene yüksek, gene dağ.
Gene memleketin satveti bir tek emeli;
Koca bir yurdu tutarken gene sapasağlam eli.
Çürüyen göğsü için tak-ı zaferler gene dar;
Gene sağdır, gene sağlamdır
O, hem dünkü kadar.
O' na matemle... hayır, sade taabbütle eğil;
Ölüdür, doğru, fakat öldüğü hiç belli değil.

SAYGILAR




ATATÜRK' Ü DÜŞÜNÜRKEN

Ne şairane mevsimdi eskiden sonbahar
Bahçeli talan eden bir deli rüzgardı
Kırılan dal düşen yaprak şaşkın uçan kuşlar
Eskiden sonbaharın bir güzelliği vardı
Gel gör ki Atatürk' ün ölümünden bu yana
Sonbahar dahi bir tuhaf bir başka geliyor
Vatan gerçeklerini hatırlatıp insana
Türk yüreklerimizi burka burka geliyor

 

 

ATATÜRK'Ü DİNLERKEN

Söylüyor birer güneş yakarak bağrımızda,
Bir tarihi yolundan çevirecek sözleri
Ülküsünün koruyla ışıldıyor gözleri,
Haykıran bütün yurdun sesi var bu ağızda.
Bir kan gibi gezerek yurdun damarlarını
Bu ses, bir nabız gibi hep birlikte atıyor,
Bu ses yurdu sevgiden bir kolla kuşatıyor.

Anlatıyor inançla bize büyük yarını.
Aşacak bir ok gibi çağların üzerinden,
Bu sesin yankısıyla dolacak en uzaklar.
Bu sesi dinleyecek sarsılarak derinden
Bin yıl sonra bu toprak üstünde doğacaklar.




MUSTAFA KEMAL'MİŞ

Ölümsüzlük,
Göz olmuş,
Kaş olmuş,
Baş olmuş,
Şekillenmiş,
Ölümsüzlük,
Mustafa Kemal' miş

Cenab OZANKAN





MUSTAFA KEMAL SESLENSE

Yüzyıllar öncesinden
Yüzyıllar sonrasından sesleniyorum size
Ben Mustafa Kemal' im heyy...
Ben Mustafa Kemal' im
Büyük büyük denizlerim vardır benim
Hürriyeti içmiş dalgalarım,

Hürriyetle kabarmış dalgalarım vardır benim
Ulusumun yanında sevincim

Ben Mustafa Kemal' im heyy...
Karanlığı deler gözlerim
Dalgalara binip gelmiş kahraman,
Gökçe gözlerine türküler yaktığımız...
Hani bir güneş doğmuştu ya Samsun' dan
İşte benim... Ben... Mustafa Kemal...
Ölmek yaşamaktır vatan uğrunda
Deyip, öyle girdim savaşa

Komut verdim
Şahlandı cümle vatan
Boğdum kör talihi zindanında.
Bahtı gülen anaları yurdumun
Gökleri, dağları, denizleri
Yarınları, güvenipte uyuduğum
Aslan yeleni ışığı sınırlarımın Mehmetleri
Tutun ellerinizden yüreklerinizden
Sevgilerinizle beni yıkayın.
Yüzyıllar öncesinden
Yüzyıllar sonrasından gelir sesim

Sevdim
Bir tanem
Türkiyelim
Sen var olukça belli ki
Ben Mustafa Kemalim

Behçet Kemal Çağlar
 
Mustafa Kemal'in Kağnısı

Yediyordu Elif kağnısını
Kara geceden geceden
Sankim Elif Elif uzuyordu, inceliyordu
Uzak cephelerin acısıydı
İnliyordu dağın ardı, yasla
Her bir heceden heceden


Mustafa Kemal'in kağnısı derdi, kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik
Nam salmıştı asker içinde
Bu kez yine herkesten evvel amıştı yükünü
Doğrulmuştu yola, önceden önceden

Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif
Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar
Kocabaş çok ihtiyardı, çok zayıftı
Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanı sıra
Gecenin ulu ağırlığına karşı
Hafiftiler inceden inceden

İriydi Elif, kuvvetliydi kağnı başında
Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri
Kınalı ellerinde rüzgar geçerdi daim
Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına
Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişi
Niceden niceden.

Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu
Nazar mı değdi göklerden ne?
Dah etti, yok, dahha dedi, gitmez
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacır gucur
Nasıl dururdu Mustafa Kemal'in kağnısı
Kahroldu Elifçik düşünceden düşünceden.

Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş
Sür beni, öldür beni, koma yollarda beni
Geçer götürür ana, çocuk mermisini askerciğin
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım
Bak hele üzerimdem ses seda uzaklaşır
Düşerim gerilere, iyceden iyceden.

Kocabaş yığıldı çamura
Büyüdü gözleri, büyüdü yürek kadar
Örtüldü gözleri örtüldü hep
Kalır mı Mustafa Kemal'in kağnısı bacım
Kocabaş'ın yerine koştu kendini Elifçik
Yürüdü düşman üstüne yüceden yüceden...

Fazıl Hüsnü Dağlarca

 

 
Google Gruplar
Sivri Kelimeler
Bu grubu ziyaret et